seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2012

Rus Gadını vs Türk Gadını!

Geçenlerde bir arkadaşım anlattı, çok güldüm… Yok yahu, arkadaşım falan anlatmadı. Bizzat kendim Güzin Abla köşesinde okudum. Bugün o yazıya, üzerinden günler geçmesine rağmen cevap yağmış, ben de kendimi tutamadım, ben de konuşayım dedim.

Dışarıdan bakılınca ne kadar seks üzerine bir yazıymış gibi görünüyor olsa da, aslında Türkiye’deki bir çok insanın kafasında oturmuş (buna modern kesim de dahil!) bir fikir anlayışının yanlışlığı üzerine yazının konusu. Hadi erkeklerin böyle düşünmesine alıştım ama kadınların da bu fikri benimsemiş olması kafayı yememe sebep olacak gibi. Hele hele genç kızların falan böyle düşünmesi…



Bu ‘erkekler haklırumuzlu zeki arkadaşımız Güzin Abla'ya demiş ki, “Geçenlerde bir hanımın Rus kadınlardan şikayetini ve evde kalma korkusunu yayımlamıştınız. Çok güldüm doğrusu…” yazıya böyle giriş yapmış, bir de pişkin pişkin çok güldüm doğrusu demiş. Alay ediyor aklı sıra. Sonra bakın neler demiş:

Rus kadınlarının tercih edilme sebebi; Türk kadınlarının kaprisli olması, huysuzlukları, eşleriyle seks yapmamak için türlü türlü bahaneler üretmeleri… Rus kadınları da tüm bu negatif tutumlardan kaçınıyorlar, yatakta eşlerini mutlu ediyorlar. Üstelik rus kadınları bizim kadınlarımızdan çok daha güzel ve bakımlılarmış, evlendiklerinde kendilerini bırakmıyorlarmış….Ama! “Bakire değillermiş” efendim. Zaten Türk kızları da artık bakireliğe pek önem vermiyormuş, üstelik çok da yalan söylüyormuş Türk kızları…

Çok sevgili ‘ERKEKLER HAKLI’ rumuzlu, ademoğlu bunları demiş işte. Güzin Abla da buna bir güzel cevap vermiş, iyi demiş bence ama eksik demiş. "Genelleme yapmayın, kadınların çökmesini sebebi erkekler, bu ülkede “kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” mantığı olduğu sürece her şey normal" falan demiş. Ağzına, tecrübene sağlık ablacım!

Şimdi bu durumu cümle cümle analiz etmek istiyorum, kaprisli Türk kadını diye bir gerçek var mı? Var. Ama kaprisli Türk erkeği de var! “Ay karıcım bu akşam duşta sevişelim” , “ay sevgilim şu pozisyona geçelim” “Ay bitanem şu şekilde şöyle yapalım” diyen erkeğin bunu deme hakkı varsa, kadının da kendi tercihini söyleme hakkı vardır arkadaşım! Rus kadını seksin zaten kitabını yazmayı geç, meydan larousse’unu yazdığı için onlara sorun yok. Her türlü, her şekkıl eyv onlara. Türk erkeği onlara yatakta egemenliği bile bırakıyor yani. Ama Türk kadının yataktaki tek görevi yatmak ve erkeğin laflarına göre cilve yapmak olduğu için sonra Türk kadını kötü sevişiyor oluyor…



Eğer Türk kadınlarının %80’i orgazmı bilse, seks yapmaktan kaçınmazdı belki… (Annemin yazılarımı okuduğu şu dünyada bana bunu da söylettiniz ya insanevlatları, helal olsun size!) Bu da ikinci cümlene kapak olsun sevgili ‘ERKEKLER HAKLI’ ! Sen seksi ‘sadece çocuk yapmak için bir araç’ olarak görmeye devam et olur mu ;) saygılar!

Rus kadınları tüm bu negatif zamazingolardan kaçınıyormuş. Rus kadını zevk almayı bildiği için olabilir mi bu da? Eşi onu mutlu ettiği için o da eşini mutlu eder ayrıca, eşek gibi mutlu eder hem de!

Üstelik Rus kadınları bizim kadınlarımızdan çok daha güzel ve bakımlılarmış, evlendiklerinde kendilerini bırakmıyorlarmışmışmışmışmış da mış! Oğlum son 10 yıldır gittiğim bütün düğünlerde erkekler kendilerinden 10 metre önden giden bir göbekle evleniyor bilmem farkında mısın? Kadınlar korseli gelinliği çakıyor, göğüsleri falan maşallah Adriana Lima’nın bacaklarından daha seksi duruyor gelinliğin içinde. Düğünlerle ilgili de bir gerçek var. Herkesin, çiftin akşam gerdek gecesi olduğunu bilmesi durumu… Haliyle ben de biliyorum :) Damadın o Fred Çakmaktaş göbeğine bakıp da “Lan akıl küpü, keşke nişanlın sana dans dersine yazılalım dediğinde evet deseymişsin, keşke en azından 3 ay önce spora başlasaymışsın, keşke o son Adana’ya gittiğinde masanın bir başından diğer başına uzanan kebabı tek başına yemeseymişsin… Akşam sevişemeyeceksin, çünkü karınla aranda bir Himalaya, bir Etna Yanardağı olacak!” diyorum içimden…. Bunları diyorum da sakın yanlış anlamayın şişmanları dışlamam ben (ki zaten kendim bir şişmanım, ama evleneceğim insana en azından balayı zamanımda saygım olurdu.) Sadece demeye çalışıyorum ki her şey karşılıklı abicim! (ERKEKLER HAKLI rumuzlu kişiye diyorum abicim diye) O adam daha evlenmeden önce kendine bakmayı bırakıyorsa o kadında çok geçmeden bırakır tabii kendini. Hem çocuk bak, hem çalış, hem ev işi hem zart hem zurt derken, haklı yani. Ağda bile keyif kaçamağı haline gelir zamanla… IYK!

Bakirelik konusuna gelince, bence konuyla hiç alakası yok. Belki günümüzde modern olan çoğu kadına tuhaf gelse de ben bu evlenene kadar bekleme işini saygıyla karşılıyorum. Beklesin tabii kızcağız, günümüzde hastalığın sonu yok maşallah çünkü, dikkat de etmiyorlar hiç insanlar harra hurra “garı garı garı”, “edam edam edam” diye gezerken hastalığı da yayıyorlar… Beklemeyene de saygım var, doktorlar bas bas bağırıyor düzenli cinsel yaşam gerekli diye. Bunu sırf erkeklere demiyorlar biliyorsunuz değil mi? Abiciiiim! Biliyorsun değil mi?

Her şeye tamam deyip geçtim de, Türk kızlarına en son yalancı damgasını vurman son nokta olmuş. Bir Türk kızı olarak şahsen ben kendi adıma alındım. Yalan söyleyen de keyfinden söylemiyor, geri kafalı ebeveynlerle dolu bir ülkede yaşadığımız için ve aynı zamanda insanımızın çoğunluğu çok boktan olduğu için herkes yalan söylemek zorunda kalıyor. Sırf kızlar değil yani. Gene de bu sana kendi toplumunun bireylerine yalancı deme hakkını vermez. En azından böyle kaba bir biçimde!



Bugün bu adamın bu yazısına cevaplar yağmış. Sevgili Güzin Ablacığım da (Sana kalp Güzin Abla  ) 3 tanesini yayınlamış. Bu cevaplardan bir tanesinin başlığı “Eğlenirken Rus kadını, evlenirken Türk kadını” Rumuzu “E-İNSAN” mış bu güzel insanın da. Giriş cümlesi şu olmuş: “Bir Rus kadınına kendine bakması için kesenin ağzını açan, onunla birlikte olabilmek için güzel sözler söyleyen onu hediyelere boğan sevgili Türk erkeği, Türk kadınına nasıl davranıyor acaba?” şu cümledeki doğruluğa, şu cümlenin güzelliğine bakın ya! Oğlum, (yazar burada ağzını bozmuyor, baya baya erkeklere sesleniyor) siz salak mısınız ya bizim gibi jeologların zorlu şartlar altında topladığı o elmasları gidip deste deste elin kızına sadece 3 aylık seks için veriyorsunuz? O parayla kendine 5000 tane orjinal playstation 3 oyunu alırsın. Elektroniğe boğarsın kendini. Quiksilver’dan galon galon deniz şortu alır, Miami tatiline çıkarsın. Ne lüzum var sokağa saçmaya. Düzgün seks yap, Rus ablamızı mutlu et, o zaten seni mutlu eder, hediyesizde! Çünkü siz esmersiniz, siz Rus beylerinden farklı, çekici erkeklersiniz. Sırf 3 ay seks yapacağım diye paranızı çar çur etmeyin, gelin Rakı-balığa gidelim, sohbet ederiz hep beraber!

Yazının genelinde neden eğlencede Rus kadınının evlenmede Türk kadınının tercih edildiği sorgulanmış. Rus Türk evlilikleri neden uzun sürmüyor diye sorulmuş, ayrıca artık Türk kadınları da kendine iyi bakıyor demiş, Doğru bence, eskiden spor salonları kas yapmaya gelen erkeklerle doluyken ben artık genç kızlarımızın yanında yaşını başını almış teyzeler de görüyorum. Emek veriyor teyzeler, yürüyor mekik çekiyor, saunada güzelleşiyor falan. Bakıyorlar yani kendilerine, görüyorum ben. 90 yaşındaki babaanneme bile her ay kuaför geliyor eve. Mani-pedi ve saç kesimi için. Nabeer?

Erkek sevgi dolu davrandıkça Türk kadını da mutlu etmez mi kocasını demiş. Doğru valla. Çalışan erkeklerin bismillah eve girer girmez “Susadım, yemek hazır mı, ne yaptın, bana gazeteleri getirsene, kombiyi açtın mı” şeklindeki yaklaşımı pek ‘pony diyarı’ tarzı mutluluk taşımıyor. Sevgi dolu değil yani. O da mutluluğa giden yolda bir adım olabilir…



Başka bir cevap yazısının başlığında “Avrupa’daki türk erkekleri de türk kızlarını tercih ediyor” denmiş. Rumuzu ‘DERYA’ bu kişinin…

Rus kızları hep özgür büyümüş, her konuda da tecrübeliler" demiş. "Ama bizim kızlarımız onlar kadar serbest büyümedikleri için onlar gibi olamazlar. Buna kültür farkı diyelim” demiş. Haklı gibi, ama Rus kızları kadar özgür büyüyüp toplumda dışlanmayan Türk kızları da var demek istiyorum Derya rumuzlu kişiye. İngiltere’den yazmışsın sen, ben İstanbul’dan yazıyorum. İngiliz kızları gibi olamam demişsin. Ben de olamam valla. Yabancıların yaşam tarzına ayak uydurmak zor.



Ve en sevdiğime gelebilirim artık! Sonuncu cevap yazısı… Başlığı “Cinselliği kısıtlanan Türk kadını nasıl rahat olabilir?” Hay ağzına sağlık! Rumuzu da “S.S.” bunu yazan kişinin. Bir an acaba ben mi yazdım dedim kendi kendime de, yok yazmadım :D Ama ben o S.S.’ye ne kazaklar, ne çoraplar örerim valla! Bedava tatil bile hediye ederim.

Namusu bacak arasında arayan bir zihniyetin hakim olduğu bir ülkede yaşıyoruz” demiş. Ne yazık ki haklı… Ve artık bu değiştirilebilecek bir şey de değil… Ve lafı da koymuş sayın 'S.S.'   'ERKEKLER HAKLI' rumuzlu kişiye. Demişti ya “Ama rus kızları bakire değiller” diye büyük bir üzüntüyle! 'S.S.' de demiş ki “Bu zihniyeti doğrulayan da, mektupta yazılan “bakire değiller” kısmına yapılan vurguda değil mi?” diye. Rus kızları bakire olsa baş tacı olacaklar herhalde artık!

Yazının devamında “Hal böyleyken bizim kadınlarımız Rus kadınları kadar rahat olabilirler mi? Son derece doğal bir ihtiyaç olan cinselliği yaşama hakkı kısıtlanan Türk kadını erkeğini nasıl mutlu edebilir? Rus kadınları erkek egemen baskı altında yetişmedikleri için cinselliği rahatça yaşarlar, kendi cinsel mutluluklarını sağladıkları gibi erkeği de mutlu ederler.” Demiş. Diyecek söz yok valla ağzından bal damlıyor kişinin. Devamında ise bombayı patlatmış “Ayrıca cinsellik sadece erkeği mutlu etme eylemi değil, erkeğin de kadını tatmin ettiği doğal bir eylemdir” demiş. Bence artık herkes birer bardak soğuk su içip masadan kalkıp gidebilir...   S.S. rumuzlu kahramanım kadının dibi olduğunu bu cümle ile kanıtlamış zaten. Sonra da bir güzel giydirmiş, kıkırdamadan edemedim, bakın ne demiş: “Bizim erkeklerimiz cinsellikte kendilerini geliştirmişler midir ki kadınlardan yatakta aynı beceriyi bekliyorlar?” diye. Vallahi kahkahayı basasım geldi şuan. Sevgili S.S. , Güzin Ablayı bırakıp Haydar Dümen’e bakmamız gerekirse, erkeklerimiz kesinlikle kendilerini geliştiremediklerini kanıtlıyorlar. Daha öğrenecek çok şeyleri var onların. Ruslar öğretir onlara, üzülmesinler. :D



Gel gelelim benim diyeceğime; bence söylenecek en güzel şeyleri son mektup söylemiş zaten. Ben daha bu ilk yazıyı ağzım açık okuduğumda demiştim kendi kendime “Neden bu ülkede kimse cinselliği kadınlar açısından düşünmüyor?” diye. Öyle bir alışmışız ki erkeklerin etrafta ‘E tabii benim de ihtiyaçlarım var!’ diye gezmesine. Kadınlar bitki zaten, polen atıyorsun onlara hooop meyve veriyor. Bu zihniyetin acilen değişmesi lazım diyeceğim de, bundan önce daha değişmesi gereken neler var. Zaten kadınlar bu durumu kabullenmişken, erkeklere “Kadına yatakta böyle davran, şöyle davran” dememiz saçma. Sağlık olsun bu saatten sonra. Bari bu yazımı okuyan hanımlar, siz kendinizi ezdirmeyin, bakın Rihanna'ya 

"Cause I may be bad, but I'm perfectly good at it, Sex in the air, I don't care, I love the smell of it, Sticks and stones may break my bones, But chains and whips excite me" 

diye çakmış seks zevkini... Hani bu kadar da olun demiyorum da :D gene de ezdirmeyin işte kendinizi!


22 Nisan 2012

Takılmacaing


“Takılmak” diye bir ilişki türü varmış. Bu devirde çıktı bu da. Eskiden pek yoktu. Eskiden “seks” yapılınca “seks yapıldı” olurdu. “Tek gecelik ilişki” adını alırdı. Zaten her kızın da bi tarafı yemezdi bunu yapmaya. Bunu yapmak için o filmlerde gördüğümüz karakterdeki kızlar vardı. Bir bakışta nasıl bir insan olduğunu çözebildiğimiz kızlar.

Şimdilerde her gün buluşmak, yemeğe, sinemaya gitmek, arada öpüşmek; belki biraz ileri gitmek, baş başa şapşal şapşal bakışmalar ‘takılmaca’ olarak adlandırılıyor. Erkeklerin beklentisi çok net “seks” tabii de; bunun için öncesinde “Yaeee iyiyiz işte böyle ne gerek var ilişkimize isim koymaya” diyerek ilk cümlede saydıklarımı yapmak da “seks”in külfeti. Abi ilişki diyorsun Allah aşkına ya!!! Neyse… hoh… Bu şapşik erkeklerin, bu iş için “yanlış kızlar”ı seçmeleri de, henüz bu “kız tavlama” konusunda olgunlaşamadıklarının belirtisi. Eğer sen gidip sapına kadar duygusal, cici mi cici, bici mi bici, Filiz Akın gibi kızı Sharon Stone yapmaya çalışırsan, o iş olmaz abicim! Sen daha öğrenememişsin, bu “takılmaca” işini hobi olarak yapan kızlar var zaten. Onlara da bi lafımız yok. Saygımız sonsuz. Hep filmlerde kötü kaşar kız karakteri onlara kalsa da, biz onları sevip sayıyoruz. Evladımız gibi sonuçta.




Türk kahvesi hazırlama potansiyeli baileys hazırlama potansiyelinden daha yüksek olan kızlara lütfen saygı duyun. Bunların kimlikleri gayet açık, bariz net! “Atılcan, aşkım, neden biz de Nilaysu ve Batıcan gibi sevgili değiliz, neden bizim aramızdaki şeyin bir adı yok?” derse o kız, haklıdır. Çünkü o kız “seks”i ilişkinin bir parçası olarak benimser! Aşkla yapılması gereken bir şey olarak benimser. Hobi olsun diye “seks” yapmaz. Yani “takılmaz” o kız. Hiçbir yere takılmaz!

                             

Kız “Ben senin o bildiğin kızlardan değilim.” Der en sonunda erkek niyeti belli edince. Bu devrede erkeğin zaten bildiği kız tipi “tek tip” olduğundan (2 memesi ve bir kukusu olan canlılar) hatasını geç fark eder. Sizin o istediğiniz “iyi zaman geçirme dönemi (takılmak)” ya sevgili olmaktır ya da arkadaş gibi olmaktır. Bundan başka bir şey olmaz. Dediğim gibi “Friends with benefits” olayını arıyorsanız, o insanla takılamazsın, sadece temeli “seks” olan muhabbetler topluluğu yaşarsınız.

Seçimleri doğru yapın, daha fazla arkanızda kalp kırıklığı bırakmayın sevgili erkek arkadaşlarım…


Dip not: Bunu yapan kızlar var mı ya? Böyle erkekleri üzen??? Eğer varsa (ben hiç tanışmadım ama) siz de adam olun, ağzınızı burnunuzu kırdırtmayın.