6 Şubat 2012

S.O.S!!! Duygu-salım Battı!


Aslında en başta erkekler üzerine kapsamlı bir yazı yazmak istiyordum. Ama yaptığım istatistiklere göre; uzun, başlığı güzel olmayan ve de konusu yeterince ilgi çekici olmayan yazılarım pek okunmuyor. O yüzden kapsamlı bir yazı yazmayacağım. Erkekler hakkında derinlemesine konuşmaya başlarsam, o yazı değil, V.C. Andrews serilerine döner…

Son zamanlarda, bir arkadaşım vasıtasıyla, “duygusal” erkek kavramının dibi ile tanıştım. Yani şaşkınlığımı ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim.  Şimdi, bazılarınız “Ne var yani? Erkek duygusal olabilir.” Diyorsunuz, duyuyorum. Hele de bazı erkek arkadaşlarım :) Ama bu bahsettiğim dibi oğlum dibi! Hani biskolatadaki yaprak altında gitar çalmayı seven türden değil… İstediği şeyi elde edemeyince hayata küsen tip bu… Bir kızla konuşurken, kız “Bir şeylerin olmayacağını, ilerlemeyeceğini” söyleyince, kızı hayatından; ‘bir bardan yaka paça atılan abaza herif’ gibi çıkaran erkek bu. Böyle sırf gönderme olsun diye sosyal medyadan uzun uzun Orhan Gencebay’ın şarkı arası konuşmaları tadında yazılar yazıp kıza alenen mesaj yollayan türden! Facebooktan falan silen cinsten! Allah’ım! Ben alışkın değilim abi! Hele de, tanıdığım erkekte bu davranışları görünce dumura uğruyorum. Sonra “Oha lan, ben bu çocuğu tanımamışım ki?!” diyorum. Kızlara duygusal derler bir de; ‘Yok sürekli ağlıyor, yok ben böyle deyince vikvikleniyor.’ Erkekler duygusallık konusunda çok daha vahimler! Yani bu şey gibi bence; erkeklerin kızlardan daha fazla dedikodu yapması gibi.(Böyle bir şey de harbiden var hiç tartışmayalım şimdi! Kanıtlarla sabitlendi bu durum!)

Ben genelde erkekleri şöyle tanıdım(Yani tanıyordum): Bir kızla konuşmaya başlar, güzel bulursa flört eder, sonra telefon çıtırdaşmalarına geçilir, “buluşalım mı vehehehehe” diye baskı kurar, sonra da eğer ilişki olursa olur, olmazsa olmaz. Erkek bu kafadadır. Ama bir ilişkiyi; “buluşalım mı veheheheh” evresinden sonra, istemeyen taraf kız olursa, “amaaaaaaağn Allah!”mış, durum… Ben daha hiç şahit olmadım, genelde şutlanan taraf oldum. Ya da ben istemediysem de hiç gelip beni darlamadılar “Nolur deneyelim Sezgicancığım bize bir şans veeeeğr” diye, “Eeeh be s****r git!!!” oldular hep.(bu kısım kızın cazibesi ile de alakalı olabilir ya da başka bir şey neyse bilemedim şimdiAmaaaa neler gördüm, neler neler neler gördüm. Bir mesajlar… bir yazılar… Sırf bir ilişki geleceği görülmedi diye “Tamam artık görüşmeyelim, eğer sen sevgilim olmayacaksan hayatımda olma dayanamıyorum” demeler. Facebooklardan silmeler…(Abi facebooktan silmek nedir yahu, bak onunla ilgili de bir yazı yazayım ben bir gün, ne boş bir iştir. Ne ergen bir iştirNeyse, ben trip atan erkeğe alışkın değilim, alışamıyorum, alışmak istemiyorum! Erkek reddedilmeye bir kızdan daha fazla tepki göstermemeli! Ego meselesi değil buradaki olay! Kesinlikle değil. Zaten ego meselesi yapan adam çapkındır, uzun süreli ilişki aramaz, tek derdi listesine yeni “chick”s eklemektir. Buradaki gereksiz duygusallık! Aşık olmuş olabilirsin, anlarım ama; aşık olmuş bir kız(normal bir kız) bir kez reddedildikten sonra;

-Seni istemiyorum Banunaz, biz sevgili olamayız.
-Ama Berkecan, bir deneseydik? Belki olurdu? Çok ortak yönümüz var. Mutluluk sarhoşluğundan ölebiliriz.

Demez!!! Adabıyla reddedilmenin verdiği acıyı en yakın arkadaşı ile paylaşır. Twitterına özlü söz yazar. 1 hafta sonra biter bu sendrom. Bu kadardır. Bir erkek de bundan fazlası olmamalıdır! Hatta erkek lütfen twittera reddilme ile ilgili özlü söz de yazmasın! Facebook’u gözünde büyütmesin! Duygusallık sadece hayvanlara işkence yapıldığında ve Angelina Jolie’nin filmlerde öldüğü sahnelerde kalsın erkekler için.(Bi de sevgilinizle baş başa kaldığınızda, hatta özellikle yatakta ilk kısımlardayken duygusal olunuz.) Olur mu? Olmaz mı? Hı?

Dip not:Lütfen yazı konusu “eski sevgili” durumu ile karıştırılmasın. “En az 1 yıllık” sevgilisinden ayrılmış erkeğin acı çekmesine hak veririm çünkü, özellikle de terk edilmişse. Ben sadece ilişki başında reddedilmiş erkekten bahsettim. Yani eleştirileri ona göre alayım o.O